Kelimelerin Gücü: Bir Ağaç ve Soğuk Hava Üzerine Edebî Bir Soruyla Başlamak Kelimeler bazen bir masalın kapısını aralar, bazen de bir ağacın gölgesinde düşüncelerimizi dinlendiren serin bir rüzgâr gibi eser. Düşünelim: Bir akasya ağacının gölgesinde oturuyorsunuz; yapraklarının hışırtısı, hafif bir melodi gibi kulaklarınızda çınlarken içinizde bir soru beliriyor: “Akasya ağacı soğuğa dayanıklı mı?”… Belki bu ağaç, belli bir şiirin içinden fırlayıp gelen bir figürdür, belki de bir roman kahramanının hafiyesidir — ikisi de olabilir. Bu sorunun peşine düşmek, botanik gerçekleri kadar edebiyatın semboller ve anlatı teknikleri aracılığıyla bize ne sunduğunu çözümlemek açısından da zengin bir yolculuktur. Aşağıda bu konuya hem…
6 YorumEtiket: bir
Duyu Sorunu Nedir? Bir Veriden Hikâyeye Dönüşen Sorun Bazen düşündüğümde, duyu sorunu nedir? sorusunun herkesin hayatında farklı yansımaları olabilir. Sonuçta hepimiz çevremizdeki dünyayı, gözlerimiz, kulaklarımız, burunlarımız, hatta cildimiz aracılığıyla algılarız. Fakat bazı insanlar için bu algılar, bazen hiç olmadığı kadar zorlaşabilir. Ben de Ankara’da yaşayan bir genç olarak, hayatımda gözlemlediğim birkaç farklı hikâyeyi, istatistiklerle harmanlayarak bu durumu anlatmak istiyorum. Bazen veriler insanları anlatırken, gerçek hayatta da bir anlam kazanır. Duyu Sorunu: Bir Tanım ve İlk Farkındalık Birçok insan, duyularını sorunsuz bir şekilde kullanırken, bazı insanlar için bu duyular, oldukça problemli olabilir. Duyu sorunu, genel olarak, bir ya da birden fazla…
6 YorumBordrolu Eleman Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış İstanbul’da yaşıyorum ve her gün şehrin farklı köylerinden, mahallelerinden, işyerlerinden geçerken toplumsal yapıyı çok net gözlemleyebiliyorum. Sokakta yürürken, toplu taşımada birbirinden farklı insanlar yan yana gelerek bir şekilde hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. “Bordrolu eleman ne demek?” sorusu ise, özellikle bir ofiste, kurumda veya şirkette çalışıyorsanız karşınıza sıkça çıkabilecek bir konu. Ancak bu kavram, yalnızca iş yaşamını değil, toplumsal yapıyı, cinsiyet eşitsizliğini ve çeşitliliği de etkilemektedir. Bordrolu eleman, esasen bir işyerinde düzenli maaş karşılığında çalışan, sosyal hakları olan ve genellikle şirketin kadrolu çalışanı olarak kabul edilen kişidir. Ancak, bu…
6 YorumÇocuk Tesliminde Hak Sahibi Kimdir? Psikolojik Bir Bakış Hepimiz, bir karar verdiğimizde ardında ne tür duygusal, bilişsel ve sosyal süreçlerin yattığını bazen fark etmesek de, bu süreçlerin hayatımızın en temel seçimlerini nasıl şekillendirdiğini biliyoruz. Özellikle bir çocuğun bakımının, tesliminin veya bir ilişki sonrasında düzenlenen görüşme haklarının karar verilmesi gibi durumlarda, bu süreçlerin psikolojik boyutları daha da derinleşiyor. Çocuk tesliminde hak sahibinin kim olduğunu sorgularken, sadece hukuki bir çerçeveyle değil, aynı zamanda duygusal, bilişsel ve sosyal dinamiklerle de yaklaşmamız gerekir. Çocuk teslimi, bireylerin çok yönlü kararlar aldığı, duygusal zekâ ve sosyal etkileşimlerin yoğun bir şekilde devreye girdiği bir durumdur. Peki, bir…
8 YorumGiriş: Dil ve Toplum Arasında Bir Yolculuk Dil, yalnızca iletişim aracı değil, toplumsal ilişkilerin, normların ve değerlerin bir aynasıdır. “Gözü doymaz nasıl yazılır TDK?” sorusuyla yola çıkmak, yalnızca bir yazım kuralını öğrenmek değil; aynı zamanda toplumsal beklentiler, değer yargıları ve bireylerin birbirleriyle kurduğu ilişkilere dair bir keşif yolculuğudur. Bu yazıda, bu deyimi ele alırken, bireylerin davranış biçimlerini ve toplumsal yapıları anlamaya çalışacak, kültürel bağlam ve güç ilişkilerini gözlemleyeceğiz. Gözü Doymaz: Temel Kavramlar Deyimin Tanımı “Gözü doymaz” deyimi, Türkçede aşırı arzu ve tatminsizliği ifade eden bir ifadedir. TDK’ya göre doğru yazımı bitişik değil, ayrı kelimelerle “gözü doymaz” şeklindedir (Türk Dil Kurumu,…
10 YorumGöze Göz, Dişe Diş, Kana Kan: Etik, Epistemoloji ve Ontolojik Perspektifler Bir zamanlar, bir köyde iki aile arasında büyük bir kavga yaşandı. Ailelerin birinin oğlu, diğerinin kızına zarar verdi. Bu olaydan sonra, her iki taraf da intikam almaya karar verdi. Olaylar hızla çığırından çıktı ve aileler arasındaki bu gerilim, nesiller boyu süren bir düşmanlık yarattı. Ancak, bir noktada bir lider, bu durumu sonlandırmak için, “Göze göz, dişe diş, kana kan” kuralını öne sürdü. Bu söylem, yıllar içinde bu toplumun adalet anlayışını şekillendirdi. Fakat bu ifade, basit bir intikam arzusunun ötesinde, derin felsefi ve etik soruları gündeme getiriyor. Adaletin tanımı, ne…
8 YorumAllah’ın İsimleri Nelerdir? Bir Kez Daha Anlamaya Çalışmak Bir sabah ofise gelirken aklıma takıldı, “Allah’ın isimleri nelerdir?” diye. Neden olmasın, bazen kendi kendime sorular sorarım, sabahları, kahvemi içerken ya da yolda yürürken. Kendimi daha iyi hissetmek, daha huzurlu olmak için bir şeyler öğrenmeye çalışırım. “Allah’ın isimleri” dediğimizde, ilk aklımıza gelen şey, “Esma-ül Hüsna” oluyor değil mi? Ama bu isimlerin derinliği ve anlamları o kadar geniş ki, birçoğunu belki de hiç tam olarak anlamadan sadece ezbere söylemişizdir. İşte bu yazıyı yazmaya başlamamdaki temel motivasyon da bu oldu. Allah’ın isimlerine dair daha derin bir anlam arayışı. Kim bilir, belki hepimizin bir şekilde…
8 YorumGiriş: Kültürler Arası Bir Yolculuğa Çağrı Bir sinema salonunun loş ışığında otururken, farklı yüzlerin ekran önünde buluşmasına tanıklık ederiz. Her birimiz, farklı yaşam öyküleri, ritüeller ve sembollerle şekillenen kültürlerin birer yansımasıyız. Bu çeşitlilik, insanlığın ortak belleğinde dans eden ritüeller ve sembollerle örülüdür; tıpkı bir dönemin sinema filmi gibi… Bir film perdesi, sadece bir hikâye anlatmaz; izleyiciler arasında bir kimlik oluşumu sürecini tetikleyebilir, toplumsal normların ve paylaşılan değerlerin nasıl algılandığını ortaya koyabilir. Bu yazıda, Murat Göğebakan: Kalbim Yaralı filmi bağlamında kültürler arası bir antropolojik bakışla sinema, ritüeller, akrabalık yapıları, ekonomik sistemler ve kimlik oluşumunu tartışacağız. Bu film şu anda sinema salonlarında…
14 YorumGörünmezlik Teknolojisi: Edebiyatın Gizemli Dünyasına Yolculuk Kelimeler ve anlatılar, yalnızca anlam taşımakla kalmaz; bazen gerçekliği dönüştürür, bazen de görünmeyeni görünür kılar. İnsan, kelimelerle inşa ettiği dünyada neyi görür, neyi gizler, neyi saklar? Görünür olan her şey, gerçekte ne kadar da görünmeyenle iç içe geçmiştir. Bu düşünce, “görünmezlik teknolojisi” kavramını anlamaya başlamak için bize bir kapı aralar. Edebiyat ise bu kapıların en güçlü anahtarıdır. Hikayeler, metaforlar, semboller ve anlatı teknikleri, görünmeyenin peşine düşer ve onu keşfeder. Peki, “görünmezlik teknolojisi” nedir? Yalnızca bir bilim kurgu unsuru mu, yoksa edebiyatın derinliklerinde, anlamın ve görünürlüğün sınırlarını zorlayan bir kavram mı? Bu yazı, görünmezlik teknolojisinin…
10 YorumKunduracı Göğsü Sağlıklı mı? Toplumsal Yapılar ve Bireyler Arasındaki Etkileşim Bir gün bir arkadaşım, geçmişteki bir sohbetimizde kunduracılardan bahsederken, “Kunduracı göğsü sağlıklı mı?” diye bir soru sordu. İlk başta komik ve sıradan bir soru gibi geldi, ancak daha derin düşündükçe bu sorunun toplumsal yapılar ve bireylerin sağlığı arasındaki karmaşık ilişkilere dair çok daha derin bir anlam taşıdığını fark ettim. Bu yazıda, bir mesleğin ve onun bedensel, duygusal, kültürel etkilerinin nasıl şekillendiğini ele alacağım. “Kunduracı göğsü sağlıklı mı?” sorusu, sadece bir fiziksel durum değil; aynı zamanda toplumsal normlar, güç ilişkileri, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler üzerine düşündüren bir meseleye dönüşüyor. Bu…
8 Yorum